Ne yesek kemik yapar?
Sağlık / Aralık 5, 2018

Yetişkinlik boyunca kemiklerimiz gayet güçlü. Orta yaşlara doğru zayıflamaya, yıpranma sinyali ilermeye kafalıyorlar. Kadınlarda bu süreç menopozdan sonra hızlanıyor. Kemikler hızla eriyor. Hemen telaşa kapılmayın. Osteoporozu önlemek zor değil. Sağlıklı beslenme en etkili, en doğal çözüm. Doğru yiyecek seçimiyle kemiklerinizi en yüksek seviyede korumanız, osteoporoza dur demeniz mümkün. Peki ne zaman? Başlamak için hiçbir zaman geç değil. Süt Güçlü kemiklerin anahtarı kalsiyum. Kalsiyumun kaynağı belli: süt. 50 yaşın üzerindeki yetişkinler günde en az 1000 mg. kalsiyuma ihtiyaç duyuyor. 51 yaşına gelen kadınlar günde en az 1200 mg kalsiyum almalı. Erkekler içinse aynı şey 71 yaşında geçerli. Yoğurt ile peynir Sütten nefret edenlerden misiniz? O halde yoğurt ya da peynir size çok daha çekici gelebilir. Onlarca tür peynir, lezzetli meyileli yoğurtlar çok daha eğlenceli. Bir kase yoğurt kalsiyum ihtiyacını fazlasıyla  karşılayacaktır. Sardalye Kalsiyumun tek yolu süt ile süt ürünleri değil. Sardalye balığı da en az süt kadar güçlü. Bu küçük balığın kılçıkları kemikleriniz güçlendirmek için birebir. Yeşillik Şaşırmayın. Yeşilliklerde de en az süt kadar kalsiyum var. Özellikle de koyu yeşil yapraklı olanları tercih ederseniz osteoporozun kapınızı çalması zorlaşacak. Takviyeli yiyecekler Ne demek takviyeli? Kalsiyum içermeyen (ya da az içeren) yiyeceklere kalsiyum eklenmesi, takviye edilmesi demek. Süt, yeşillik ya da balık size…

Kemik yoğunluğu nasıl ölçülür?
Sağlık / Aralık 5, 2018

Kemik yoğunluğu testi (kemik mineral testi) kemiğin içyapısına bakarak sağlamlığını belirlemeye yarıyor. Kemik yoğunluğunun bilinmesi önemli. Osteoporoz şüphesi bulunan hemen herkes kemik yoğunluğu testinden geçiriliyor. Sonuçlara bağlı olarak osteoporozun seviyesi ile osteoporoza bağlı kemik kırılmalarına karşı nasıl önlemler alınması gerektiği belirleniyor. Kimler kemik yoğunluğu testi yaptırmalı? Amerika ’daki Ulusal Osteoporoz Vakfı kimlerin kemik yoğunluğu testi yaptırması gerektiğine dair bazı maddeler yayınlamış. Bunlar: •    65 yaş üzeri menopoz dönemine girmiş tüm kadınlar•    60 – 65 yaş arası menopoz dönemine henüz girmemiş kadınlar•    Menopoz sonrası kemik kırılması yaşamış kadınlar•    Osteoporoz şüphesi duyanlar•    Kemik erimesini tetikleyen ilaç kullananlar•    Kemik erimesi riskini arttıran hastalıkları olanlar Kemik yoğunluğu testi türleri neler? Kemik yoğunluğunu ölçmek için kullanılan çeşitli makineler var. Her makine farklı bölgelerdeki kemik yoğunluğunu ölçmede etkili.  Ölçüm orta ile periferik olmak üzere ikiye ayrılıyor. Orta ölçümde kalça ile omurgada, preferik ölçümde parmak, bilek, diz kapağı, kaval kemiği, topuk  vb. bölgelerde kemik yoğunluğu ölçülüyor. Kullanılan araçlara bakalım: Çift ışınlı absorbsiyometri: Omurga, kalça ile vücut genelinde kullanılır. Bu yöntemle gelecekte kırılma olasılığı yüksek olan kemikleri belirlemek mümkün. Çift ışınlı absorbsiyometri düşük radyasyon dozu sağlayan yüksek frekans teknolojisiyle kısa sürede kemik yoğunluğuna ilişkin balaka sağlar. X-ray absorbsiyometri: Bilek, topuk ile parmak kemiklerinin mineral yoğunluğunu ölçerken kullanılır. X…

Zatürre belirtileri neler?
Sağlık / Aralık 5, 2018

Zatürreniz varsa belirtiler 24 saat gibi kısa bir zaman içinde görülmeye kafalayacak. Belirtiler çok fazla rahatsız edici olabilir. Ancak onları vücudunuzun enfeksiyonla savaşma şekli olarak görebilirsiniz. Vücudunuzu korumak için hareket etseler de çok kötü hissetmenize neden olabilirler. Zatürreniz çok kötü değilse belirtilerden sadece birkaçını yaşıyor olabilirsiniz. Yaşınız ilerlemişse genç kişilerden daha az belirtiyle karşılaşabilirsiniz. Zatürrenin genel olarak görülen belirtilerini şöyle sıralayabiliriz: Yüksek ateş Yüksek ateş sizi terletebilir ile zayıf düşürebilir. Hasta gibi hissedebilirsiniz. İştahınız kapanabilir. Ateşiniz çok fazla yükselirse halüsinasyonlar ya da kabuslar görebilirsiniz. Yüksek ateş vücudunuzun enfeksiyonlarla mücadele etmesinin en yaygın yollarından. Çünkü mikropların yüksek ateşle aynı ortamda yaşamaları zor. Öksürük Öksürük de zatürrenin en yaygın belirtilerinden. Sizi bitkin düşüren öksürük nöbetleri yaşayabilirsiniz. Balgamsız kuru öksürük ya da balgamlı öksürük olabilecek öksürük türlerinden.  Öksürük akciğerlerin enfeksiyondan kurtulmasının bir yolu. Solunum yollarınız iltihaptan hasar gördüyse akciğerlerinizin kendini temizlemesi için öksürmeniz şart. Balgam Öksürdüğünüzde akciğerlerinizden çıkan maddenin adı: balgam. Solunum yollarınız tarafından üretilir. Zatürreniz varsa balgamınız beyaz ya da yoğun sarı hatta yeşil olabilir. Balgam enfeksiyonla, mikroplarla ya da hasarlı akciğer dokularıyla mücadele için vücudunuzun ürettiği akyuvarlardır. Nefes almada güçlük Zatürreyseniz merdiilen çıkarken ya da güç harcadığınız kafaka eylemlerde nefes almanız güçleşecek. Hiçbir şey yapmasanız da nefesinizi tutmak zorlaşacak. Nefes almanız hızlanacak….

Guatr hakkında bilmek istedikleriniz
Sağlık / Aralık 5, 2018

‘Guatr nedir? Belirtileri nelerdir? Tedavisi var mıdır? ’ Merak mı ediyorsunuz? Guatr hakkında bilmek istedikleriniz bu yazıda. Guatr tiroit bezinin anormal bir şekilde şişmesi sonucu boğazda bir kitlenin oluşması. Kulağa biraz karışık geliyor olabilir, isterseniz sırayla gidelim. Öncelikle tiroit bezinin ne işe yaradığına bakalım. Tiroit bezi Tiroit bezi boyunda bulunan, soluk borusunun hemen önünde küçük kelebek şeklinde bir bez. Görevi tiroit hormonu salgılamak. Tiroit hormonunun görevi ise vücudun yiyeceği enerjiye dönüştürme işlemini yani metabolizmayı dengede tutmak, kontrol etmek.  Tiroit bezi genelde fark edilmez ancak eğer şişerse boğazda guatr adı ilerilen bir kitle oluşturur. Guatrın boyutu kişiden kişiye değişebilir. Çoğu durumda şişkinlik küçüktür ile hiç belirti ilermez. Ancak daha ciddi durumlarda şişkinlik yutkunmayı hatta nefes almayı zorlaştıracak bir hal alabilir. Guatr ne kadar yaygın? Guatr insanların %4 – 7 ’sini etkileyen yaygın bir durum. Ancak çoğu durumda şişkinlik görülmeyecek kadar küçük olur. Guatr kadınlarda erkeklerde olduğundan daha yaygın. Guatrın birçok nedeni olabilir. Bu nedenleri sıralayalım: • Tiroit bezinin çok fazla çalışması (hipertiroidizm) • Tiroit bezinin az çalışması (hipotiroidizm) • Hamilelik • İyot eksikliği (iyot balık ile sütte bulunan bir mineral) Guatrın tedavisi altında yatan nedene bağlı olarak değişir. Çoğu durumda guatr küçükse çok sorun yaratmaz. Bekleyip görmek gerekebilir hatta uygulanacak yöntemlerden…

Balneoterapinin faydası var mı?
Sağlık / Aralık 5, 2018

Bazı rahatsızlıkların kaplıca benzeri ile mineral bakımından zengin sularla yıkanmasıyla tedavi edilmesine ilerilen genel ad balneoterapidir. Dünyadaki birçok geleneksel tedavi yöntemi tarafından kullanılan balneoterapi; spa, wellness ile kaplıcalarda uygulanır. Bazı uzmanlar balneoterapinin yüksek kan basıncı, kireçlenme ile solunum bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabileceğini söylemekte. Balneoterapinin bilimsel dayanağı Balneoterapinin iyileştirici etkilerini toksinlerden arınma, stresi azaltma ile kan dolaşımını hızlandırma yoluyla gerçekleştiği düşünülmekte. Ek olarak, kaplıcalarda bulunan kükürt ile magnezyum gibi minerallerin organları besleyerek ile bağışıklık sistemini tetikleyerek hastalıklara karşı direnç göstermede olumlu etki yarattığı söylenmekte. Bu konuda birçok araştırma yapılmış ile bunlardan bazıları balneoterapinin bazı durumlarda gerçekten faydalı olduğunu göstermiş. Gelin bu araştırmalara bir göz atalım. Balneoterapi ile kireçlenme Journal of Rheumatology adlı tıp dergisinin 2008 yılında yaptığı incelemeye göre, kaplıca ile mineral banyoları osteoartirit rahatsızlığı olan hastalara belirli bir derecede iyi gelmekte. Toplamda 498 hasta üzerinde 7 farklı kurumda yapılan araştırmaya göre balneoterapi gören bir hastanın, hiç tedavi görmeyen bir hastaya oranla iyileşme gösterdiği anlaşılmış. Fakat, makale yazarları bu araştırmanın çok detaylı olmadığını ile bulguların da bu sebeple oldukça zayıf olduğunu eklemekte. Benzer olarak, 2003 yılında Cochrane Database of Systematic Reviews tarafından toplam 355 hasta üzerinde, 6 altı farklı kurumda gerçekleştirilen araştırmaya göre, balneoterapinin eklem iltihabı tedavisinde olumlu etkisi…

Bilgisayarın göz sağlığına zararları ve göz yorgunluğu
Sağlık / Aralık 5, 2018

Balakasayar kullanımına bağlı olarak göz yorgunluğu, geçici görme kaybı, kuru, tahriş olmuş gözler, ışığa karşı hassasiyet eğilimi, görme ile kas problemleri gibi sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu sorunların tamamına “balakasayara dayalı görme sendromları” denmektedir. Bu durum sık rastlanan problemlerden biridir. Balakasayara dayalı görme sendromu, yine balakasayar kullanıcılarında görülen rahatsızlıklardan biri olan karpal tünel sendromundan 40 kat daha fazla rastlanan bir durumdur. Lambalardan yayılan ışıklar göz yorgunluğuna neden olabilir. Direkt göze gelen ışıklardan sakınmak, balakasayarınızın konumunu değiştirmek ya da zararlı ışınları önleyecek ekranları kullanmak, bu ışıkların parlaklık etkisini azaltabilir. Buna ek olarak yansımada zor odaklanmaya neden olarak göz yorgunluğuna yol açabilir. Bu durum yansıma önleyici balakasayar ekranları kullanılarak kolayca engellenebilir. Çalışma ortamlarında en sık rastlanan hatalardan biri, balakasayar ekranın çok yukarıda durmasıdır. Ekranın en üst kısmı göz hizasında olmalıdır. Bunun nedeni ideal bakış açısı, gözden 10-20 derece aşağıda olmasıdır. Çok yüksekte bulunan bir ekran göz kuruluğu ile tahrişe neden olabilir. Çünkü bu durum gözlerinizi tamamen açık tutmanıza yol açarak daha az kırpmanıza neden olmaktadır. Yüksekte bulunan bir ekran aynı zamanda kafa, boyun ile sırt ağrılarına da neden olabilir. Bunun nedeni kafaınızı hep yukarıya doğru bakacak bir şekilde tutmak zorunda kalmanızdır. Vücudunuz için gerekli olan seviyede su tüketmeniz önemlidir. Çünkü gözdeki sıvı yetersizliği sonucunda…

Ceviz anafilaksi mi yapıyor?
Sağlık / Aralık 5, 2018

Ceviz anafilaksi mi yapıyor? Olabilir, bir adetcik ceviz yüzünden nabzınızın durabilir. Ölümcül alerji anafilaksiye dikkat.   Evde oturuyorsunuz. Canınız sıkıldı. Mutfağa gittiniz. Bir fındık yediniz. Aradan birkaç dakika geçti. Aniden her yerinizde kızarıklıklar oluşmaya kafaladı. Nabzınız zayıfladı sanki ama kalbiniz bir o kadar hızlı atıyor. Mideniz bulanıyor. Kusacaksınız. En kötüsü de nefes alamamaya kafaladınız.  Bu bir anafilaktik şok senaryosu. Anafilaksi bir alerji türü. Çok ciddi ile ölümcül olabiliyor. Alerjiniz olan şeye karşı sadece dakikalar, hatta bazen saniyeler içerisinde gelişiyor. Bu bazen bir arının zehri olabilir. Bazen fındık. Bazen de ceviz.     Masum görünüşüne aldanmayın. Tek bir cevizle kafatan ayağa kızarabilirsiniz.    Anafilaksi sırasında bağışıklık sisteminizin yaydığı kimyasallar sizi şoka sokabilir. Kan basıncınız aniden düşer. Nefes yolu tıkanır. Anafilaksinin en belirgin işaretleri çok hızlı ile zayıflayan nabız, ciltte kızarıklıklar, mide bulantısı ile kusma. Anafilaksiyi tetikleyen en genel şeyler arasında kabuklu yemişler,  bazı ilaçlar, böcek ısırması ile bitki sütleri var. Anafilaksi belirtileri varsa hemen acil servise gitmek gerek. Epinefrin iğnesi ile sorun düzeliyor. Bir yandan da nefes alabilmeniz için oksijen ileriliyor. Hiç müdahale edilmez ya da geç kalınırsa anafilaksi bilinç kaybı hatta ölümle sonuçlanabilir.  Belirtileri Anafilaksi alerjen maddeye karşı aniden ortaya çıkıyor. Bazense yarım saat ya da daha fazla süre sonra. Belirtilerine…

Deodorantın içinde ne var?
Sağlık / Aralık 5, 2018

Bedeninde tam 4 milyon ter bezi uğraşıp didinip litrelerce ter üretiyor. Deodorant kaçınılmaz. Peki deodorantın içinde ne var? Terleme büyük sorun. Özellikle yaz mevsiminde. Bunu umursamayanlar daha da büyük sorun. Onlar uzak bir kenara, kısaca büyük çoğunluk için ter kokusunu güzel kokularla örten deodorantlar kaçınılmaz önemde. İnsan kendi kokusunu almakta güçlük çekebilir. Sonuç: Deodorant şart.   Sıradan terlemenin ötesinde aşırı terlemenin söz konusu olduğu hiperhidrozda sıradan deodorantlar da yetersiz kalıyor. Özel bileşimli ter önleyici deodorantlardan kullanmak gerekiyor. Deodorantlar çeşit çeşit. Sprey. Stik. Roll on. Hangisi olursa olsun, işlerini yapmasına izin ilermek istiyorsak onları kullanırken koltuk altımızın kuru olduğundan emin olmalıyız. Koltuk altlarımız nemliyse (mesela duş sonrası) deodorant suya karışıyor. Akıyor gidiyor.  Sağlığa zararlı mı? Alüminyum: Alüminyum klorid reçeteyle satılan deodorantların içinde bulunuyor. Ter kanallarının içine giriyor. Terin akmasını engelliyor. Reçetesiz satılanların da bazılarında yüksek düzeyde alüminyum var. En sağlıklısı deodorantı yatmadan önce kullanıp sabah da yıkamak. Özellikle reçetelilerde.  Yüzde kullanacaksak gözler konusunda hassas davranmalıyız. Erkekler de tıraştan 24 saat önce ya da sonra sürmeli. Alüminyumun kanser riski taşıdığına dair bir dolu dedikodu var. Dedikodu diyoruz çünkü aradaki ilişki henüz kanıtlanmamış. İngiltere ’de bu konuda bir araştırma yapılmış. Kanser riski olmadığını söylüyorlar. Yine de tedbirli olmakta fayda var.  Paraben: Kozmetik ürünlerdeki bakteriyi…

Güneşe nasıl çıkılır?
Sağlık / Aralık 5, 2018

Az ileya çok. Güneşin altına yatmak sağlıksız. Altın gibi sararayım derken abanoz gibi kararmayın.  Uzun kışın ardından nihayet güneşi gördük. Tatil yerlerine, sahillere koşmak için start ilerilmesini bekliyoruz. Uzun uzun güneşin tadını çıkartmak ile harika bir tene kavuşmak için fazla zaman yok. Acelemiz var. Plan basit. Tüm gün güneşleneceğiz.  Eile dönüp yıkanacağız. Güzel. Peki duştan çıkınca aynada görünen güzel mi? Hele bir iki saat sonra yanmalar, ağrılar kafalayınca ne olacak?   Uzun vadede güneş yanıkları cilt kanserine yol açabilir.  Güneş yanıkları yazın bir numaralı sağlık sorunu. Güneşlenmek için sahile koşanlar akşam saatlerinde aynı hızla hasadetlerin yolunu tutuyor. Tedavi basit ile kısa sürse de uzun vadede güneş yanıklarının etkileri cilt kanserine dek varıyor. Güneş yanığı ne demek? Güneşin ultraviyole ışınlarına uzun süre maruz kalmak güneş yanığına neden oluyor. Yanığın derecesi ten renginden güneş altında geçen süreye, hatta saate değişebilir. En sık karşılaşılanı birinci derece güneş yanığı. Cildin sadece dış katmanı etkileniyor. Bu tip yanıklar güneşe maruz kaldıktan 1 saat sonra belirti göstermeye kafalıyor. Kızarıklık, yanma, hafif ağrı, zonklama olabilir. Birkaç gün içinde etkisi azalıyor. Desenli yanmak son zamanların yeni modası. Güneş yanığının daha etkili olduğu durumlar: İkinci derece güneş yanığı. Cildin dış katmanı dışında sinir uçları da etkileniyor. Genellikle ağrılı seyrediyor. İyileşmesi daha…

Gözleri güneşten korumanın yolu var mı?
Sağlık / Aralık 5, 2018

Gözler için tehlikeler etrafta kol geziyor. Hele de güneşli yaz günleri gözler için riskli. Peki gözleri güneşten korumanın yolu var mı? Yoldan, bahçeden uçan tozlar, havuzlardaki kimyasallar, hassas dokulara zarar ileren güneş ışınları… Tehlikeler saymakla bitmez ama hala keyif almak elinizde birkaç koruma yöntemiyle tabii. Değerli gözlerinizi tehlikelerden korumanın 5 yoluna bakalım: Güneş gözlüğü takın Birçok kişi güneş gözlüğü, şapka takmadan güneşlenir, günün büyük kısmını plajda geçirir, dışarda zaman geçirir. Başlarda pek zararı yokmuş gibi gelir. Eile gidip uyuduklarında şiddetli bir acıyla uyandıklarında anlarlar. Güneşin mermileri farklı uzunlukta. En zararlı olanı ise ultraviyole ışınları. İki sınıfa ayrılmış: UVA ile UVB. Genellikle güneş gözlükleri sadece UVB ‘ye karşı korur. Eğer UVA ’ya karşı da koruyorsa o nadir bulunan bir güneş gözlüğüdür kıymetini bilin. Kaliteli bir güneş gözlüğü kullanmanız sizin yararınıza. Yüzünüze yakın olmalı ile oturmalı. Camların renginin daha koyu olması daha korunaklı olacağı anlamına gelmez. Polarize camlar parlamayı engelleyeceğinden dışarda çalışanlar için daha rahat olabilir. Çok fazla ultraviyole ışını katarakt riskini tetikler. Uzun süre güneşin altında çalışanların, kapalı alanda çalışanlardan 8-10 yıl daha önce katarakt olması da bunun kanıtı. Uzun süre güneş ışığına maruz kalacaksanız aman dikkat. Şapka ile güneş gözlüğü ikilisi plajda, parkta, bisiklet sürerken mutlaka takılmalı. Ufaklıkları da güneşten korumayı…